Direkt zum Hauptbereich

Posts

Wir sprechen über Goldpreise.

 Wir sprechen über Goldpreise. Und gleichzeitig stellt sich die Frage: Bereitet sich die Welt auf einen großen Krieg vor? Warum horten die Zentralbanken so viel Gold? Genau das erklärt den Anstieg des Goldpreises. Herr İslam Memiş sagte, dass die USA dadurch enorme Gewinne erzielt haben. Aber was wird hier eigentlich eingepreist? Die Zentralbanken halten physisches Gold – und Sie sagen immer wieder: Kauft physisches Gold, kauft physisches Silber. Das werden die wertvollsten Vermögenswerte sein. Nicht nur als Anlageform – wie etwa Bitcoin, dessen Name beliebig ist. Sogar Trump hat für seinen Sohn und seine Frau eigene Coins herausgebracht. Und Sie haben noch etwas betont: Der Dollar verliert seine Funktion als Weltreservewährung . Für die Eurozone gab es einst ähnliche Erwartungen, die sich nie erfüllt haben. Die Währungen, die Dollar und Euro ersetzen sollen, sind der chinesische Yuan und der russische Rubel. Auch wir haben zeitweise mit Russland Handel in unseren eigenen Währ...

Kökeni Türkçe Olmayan ve Türkçe Karşılığı Olan Kelimeler

Telefon → Çağrı Televizyon ->  Görüntüleyici İnternet -> Ağ Radyo -> Sesyayını Kamera -> Görüntücü Otobüs -> Yolcu taşıtı Taksi -> Ücretli araç Restoran -> Yemekhane Büfe -> Atıştırmalıkçı Market -> Pazar Şoför -> Sürücü Asansör -> Yükseltici Banka ->   Para kurumu Posta ->  Yoldile Metro -> Yeraltıyol Klima -> Havasoğutçu Bilet -> Giriş veya ulaşım kartı Fatura -> Ödeme belgesi Müze -> Göstergevi Sinema ->  Görüntüev Tiyatro ->  Oyungevi Müzik ->  Ezgileme Dans ->  Kımıldaş Spor ->  Bedenyarış Futbol -> Ayakoyunu Basketbol -> Sepettop Tenis ->  Topoyun Voleybol ->  Ağoyun Atletizm ->  Bedenoyun Çikolata ->  Tatkara Hamburger -> Ekmek arası kıyma  Pizza ->  Tepsitam Sandviç ->  Araekmek Makarna ->  Kesmehamur Krem ->  Sürük / Tatyağ Limon ->  Turtan Lider -> Önder Festiv...

Türk dilinin sonu

  Arapça kökenli kelimeler Kitap — Yazılı eser Kalem — Yazı aracı Defter — Yazı kitabı Öğrenci — Ders çalışan kişi Sabah — Günün ilk zamanı Akşam — Günün son zamanı Hoca — Öğretmen Namaz —  Kurtaş (kurmak + taş): Düzenli kılma, sağlam tutma anlamında. Selam —  Saygış (saygı + -ış eki): Saygı gösterme, selamlama anlamında. Farsça kökenli kelimeler Bahar — Mevsim Şeker — Tatlandırıcı madde Derviş —  Huzurdaş (huzur +daş): Huzur arayan ve huzurla yaşayan kişi Pencere — Açılır camlı kapı Hediye — Armağan Şehir — Kent Rüya — Uyku görüntüsü Saat — Zaman ölçer Fransızca kökenli kelimeler Garaj — Araç park yeri Restoran — Yemek yeri Makas — Kesme aracı Bilet — Giriş kartı Şoför — Araç sürücüsü Televizyon — Görüntü ve ses veren cihaz Otel — Konaklama yeri Büro — İş yeri İtalyanca kökenli kelimeler Balkon — Dışa çıkılan küçük teras Piyano — Müzik aleti Pizza — İtalyan yemeği Banka — Para işlemleri yapılan ...

Türklerin Dili Talan Edilmiştir

Bir milletin kimliği , önce dilinde yaşar. Eğer bir halkın dili çürütülürse, düşüncesi de çürür. Türk milleti , bin yılı aşkın süredir sistemli , kasıtlı ve ideolojik bir dil işgali altındadır. Bu işgal, sadece kelimeleri değil, Türklerin zihnini ve ruhunu da hedef almıştır. Kültürel İşgalin En Sessiz Silahı: Kelimeler Bugün Türkiye’de konuşulan dile bakın. Bir cümlede ortalama beş kelimeden en az üçü Arapça veya Farsça kökenlidir. Üstelik bu kelimeler yalnızca dini alanda değil, hukukta, siyasette, ticarette, gündelik yaşamda da egemenliğini sürdürmektedir. Bu, sadece bir etkileşim değil; doğrudan bir sömürüdür . Dilin talanı , İslamlaşma süreciyle başlamış, Osmanlı’da kurumsallaşmış , Cumhuriyet’in ilk yıllarında durdurulmaya çalışılmış, ancak son yıllarda yeniden hız kazanmıştır. Sadece Sözcük Değil, Düşünce Biçimi de İthal Edildi Bir dili sadece yabancı kelimelerle doldurmakla kalmadık, düşünce biçimimizi de değiştirdik. “ Hakk , adalet , şefkat , hürriyet , rahmet...

Türkçenin Zihinsel Esareti: İslamlaşma ile Başlayan Arapça Kuşatması

Türkçeye Yönelik Bin Yıllık Kuşatma: İslamlaşma ile Başlayan Dil İşgali ve Günümüz Tehlikesi Giriş: Türkçeyi Kaybetmek, Kimliğimizi Kaybetmektir Türkçe yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir milletin hafızası, ruhu ve karakteridir. Ancak bu dil, yaklaşık bin yıldır sistematik bir şekilde kendi toprağında tutsak edilmiş durumdadır. İslamiyet'in kabulüyle birlikte başlayan Arapça-Farsça kuşatma, Osmanlı'da saray dili olarak kurumlaştı, Cumhuriyet'le büyük bir dirençle temizlenmeye çalışıldı; ama bugün, özellikle AKP hükümeti döneminde yeniden hortlatıldı. Bu yazı, Türkçenin nasıl yok edilmeye çalışıldığını, dilin kutsallaştırılmış Arapça karşısında nasıl bilinçli şekilde bastırıldığını , tarihsel ve güncel örneklerle anlatıyor. 1. Dinin Gölgesinde Erimeye Başlayan Dil Türkler Müslüman olduktan sonra, yalnızca din değiştirmedi; yazıyı, dili, düşünme biçimini, isimlerini ve hatta gündelik yaşam ritüellerini de değiştirdi. Bu dönüşümde en büyük darbeyi ise T...

Türk Toplumunda İnançsızlık ve Sekülerleşme Mümkün mü?

Bin Yıllık Esaret: Türkler Ne Zaman Arap Dininden Kurtulacak? Giriş: Kimin Dinini Yaşıyoruz? Türklerin bugün yaşadığı dinî kimlik, sandığımız kadar bize ait değil. Bu din, ne bu topraklarda doğdu, ne bu coğrafyanın kültürüyle şekillendi. Ne dilinde Türkçe izler vardır, ne inanç ritüellerinde Orta Asya'nın ruhu hissedilir. Çünkü İslam bir Arap dinidir. Coğrafyası Arap Yarımadası, dili Arapça, peygamberi Arap, kutsal kitabı Arapça yazılmıştır. Peki, Türkler bu dine nasıl geçti? Gerçekten “gönüllü” müydü bu geçiş? Ve neden 1300 yıl geçmesine rağmen, Türk halkı hâlâ bu kültürel işgali "kutsal bağ" sanıyor? 1. Tarihsel Gerçek: Kılıç Zoruyla Gelen Din 750 yılında gerçekleşen Talas Savaşı, Türklerin İslam’la ilk ciddi temasıydı. Abbasi halifeliği, bu savaştan sonra Türk coğrafyalarına derinlemesine girmeye başladı. Ancak bu giriş bir "tebliğ" faaliyeti değil, doğrudan fetih, işgal ve asimilasyon süreciydi. Binlerce Türk ya öldürüldü, ya köleleştirildi. Çocukla...

Göktengri’ye Dolaysız Ulaşım Yolları

1. Zihin ve Kalp Yoluyla Göktengri’ye ulaşmanın en temel yolu, kişinin içsel bağlantısından geçer. Sessizlikte derin düşünmek, meditasyon yapmak ve kalpten gelen samimi bir niyetle odaklanmak, en sade iletişim biçimidir. Bu yöntem, herhangi bir aracıya gerek kalmaksızın, kişinin kendi ruhsal dünyasıyla doğrudan temas kurmasını sağlar. Kalpte taşınan saf niyet, Göktengri’ye uzanan en doğru köprü dür.  2. Doğanın Gücüyle Göktengri, adının da ima ettiği gibi, gökyüzüyle ve doğanın sonsuz genişliğiyle yakından ilişkili bir kavramdır. Açık gökyüzüne bakarken, dağların doruklarında veya bir ormanın sessizliğinde bulunurken hissettiklerimiz, Göktengri ile doğrudan bağlantı kurmamıza yardımcı olur. Güneş’in sıcağı, ayın serin parıltısı, yıldızların sonsuzluğu ve rüzgarın sesi, onun gücünü hatırlatır.  3. Sözlü Dua veya İçsel Konuşma Eski Türkler, karmaşık ritüellere gerek duymadan, basit ve içten dualarla Göktengri’ye seslenirdi. Bu duaların belirli bir dili ya da sabit bir formu yokt...